CHP VE ELEŞTİRİ KÜLTÜRÜ

3 Aralık 2017 günü CHP Bodrum olağan ilçe kongresi vardı… İlgi ve katılım oldukça iyiydi… Salon dolmuş, merdivenlere bile oturanlar vardı… Partilimiz bir yenilik, bir umut peşinde…
Kongrenin başlama saati 12:00 diye duyurulmuşken oturum saat 14:00’a doğru başladı… Nedense verilen saatlere pek uyulmaz… Geçmişte de benzerleri hep yaşandı.
Toplantı günü sabahı Muğla eski CHP Milletvekili Sami Gökmen’le kahvaltıdaydık. Sohbetimizde diğer ilçe kongreleri de geçti. Ve Sami Bey ; -“İlçe Kongrenizde kimler söz alır?” diye bir soru sordu. Mutlaka söz alırlar diye yedi isim verdim… Bunlar, her ilçe danışmada, her kongrede bulunurlar. Mutlaka söz alırlar. Şunlar, şunlarda ağzı iyi laf eder…
“Hatiplikleriyle kendi doğrularını savunup salonu gererler.” dedim. Hiç yanılmamışım… Çıkışta Sami Bey “Sen gerçekten adamlarını iyi tanıyorsun” deyip beni onayladı….
Konuşmaların çoğu tekrardı… Ayrı kişiler aynı şeyleri söyledi… “Adaylarımızı ön seçimle belirleyelim.” “Zarraf ve Man adası belgeleri” iki üç kişi hariç hep tekrarlandı… Bence hem zaman kaybı hem de bıktırıcı tekrarlardı. Her CHP’linin bunları biliyor olması gerek. Ülke gündemiyle, dünya sorunlarıyla, çevre problemleriyle her CHP’li ilgili ve bilgili olmak zorunda… Belki bir kez hatırlatılır ama bu kadar bıktırıcı tekrar olmamalı…
En beğendiğim iki konuşma vardı… Genç bir hanım kızımız: ”Bazı olayları protesto eylemlerin de bu genç hanımları ve beyleri yanımızda göremiyoruz… Yanımızda hep ihtiyar delikanlılar oluyor.” dedi. Ne kadar haklıydı?
Eylemleri bırak Cumhuriyetle yaşıt olduğunu iddia eden bu partinin seçilmişleri önde olanları Milli Bayramlara bile katılmıyor. Çelenk koyma, saygı duruşu gibi merasimlerde çok azımız oluyor!… İkincisi bir genç erkek partilimizin konuşması…
-“Parti büyüklerimiz davranışlarıyla iyi örnek olmuyorlar, onlar gibi olmaktan korkuyorum. Lütfen biz korkutmasınlar, iyi örnek olup gençlerin önünü açsınlar” dedi.
Bu konuşmayla bu partiye ilk girdiğim günleri hatırladım parti büyüklerimize bir şey söylesek hemen sözümüz kesilir.
-“Sen bürokrasiden geldin. Politika memurluğa benzemez…” derler. Hatta daha ağırıyla da karşılaşırdık.
“Sen daha yeni geldin. Dün bir bugün iki… Üç günlük seyisken kırk yıllık beygir b.ku karıştırma.” Diyenler bile vardı. Bereket onlar umutlarını doldurup iyisiyle kötüsüyle çekip gittiler.
Eleştiri iyidir. Eleştiri, en doğruya, en iyiye, en güzele ulaşmanın yolunu açar. Başarının tamamlayıcısı, yetkinleştiricisi ve yardımcısıdır.
Ama dili ve üslubu çok önemlidir. Eleştirinin bir esprisi ve estetiği olursa güzeldir. Bu yoksa eleştiri doku bozucu ve yıkıcı olur. Kırıcı, incitici, sığlaşma, bayağılaşma taşır. Kişiyi saldırgan yapar.
Eleştiriyi sadece övgüye veya yergiye indirgerseniz sonuç alamazsınız. Eleştiride sadece duygularımızdan ziyade, akıl ve düşüncelerimizi kullanmalıyız.!… Yanlışımız, eksiğimiz elbette tartışılmalı, dile getirilmeli… Ama nitelikli tartışmalarla… Moral bozucu değil, motive edici şekilde… Küçük meseleler büyük kırılmalara yol açmamalı… Kültürü yerle yeksan olmuş estetikle ilgili tüm ayarlar bozulmuş bu ülkede CHP bu kültürü taşımalı ve yaşatmalı…
Bir iki konuşmayı pek düzeyli bulmadım ve parti önde gelenlerine yakıştıramadım.
Çalışma raporu üzerine söz alınıyor!… Ama konuşmaların raporla hiç ilgisi yok… İki kişi arasında çözülebilecek sorunu, salona taşımanın anlamını bilmiyorum.
Birde bazı konuşmacılarda söylem güzelde!… Söyledikleri eylemiyle uyuşmadığını bildiğimden gülümseyerek karşıladım…
Sonra: “Bodrum’da tek sorun çöp mü? Sıkışan otogar, sanayi çarşısı… Bodrum’un içinde bir düğün veya nikâh salonu bile yok. Sorun çok… Hani yeni hastane?… Bunlar için yetkilileri harekete geçirecek eylemler hiç konuşulmadı.
Sonuçlar ülkeye ve Bodrum’a hayırlı olsun. Yeniden seçilen yönetimi kutluyor, başarılar diliyorum. Başarılı çalışmalarında yanlarında olacağımı iletiyorum!…

ALİ İHSAN YÜCEL

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir