Sanat toplumların ve insanın yaşamında çok önemli bir unsurdur.
Sanatın, dini, dili, ırk yoktur. “Sanatın dili, sözün ötesidir.” derler. Anlatımda kullanılan dil ortalıktır. Onun için sanatın birleştirici ve etkileyici bir gücü vardır.
Sanatın ödevi insanların ruhlarını yüceltmek, onları erdemli kılmaktır. Toplumu ve bireyi iyileştirmektir.
Sanat, toplumu sarsmalı ve şaşırtmalıdır. Ve yeni estetik normlar kazandırmalıdır.
Sanat, topluma ayna tutar. Gönüllere köprü kurar. Hem güldürür, hem düşündürür.
Sanat aracılığıyla, daha iyinin peşinde olunur. İyilik, iyileşme ve ilerleme sanatın katkısıyla gelişir, yerleşir.
Tolstoy; ”Sanat, düşünebilen, gerçeği görebilen toplumu anlayabilen insanların işidir. Ahlaksızlığın meşrulaşmasına zemin olamaz” der. Sanat iyi bir eğitim yöntemidir. Ruhları da sağlıklaştırır. Tedavi edicidir.
Albert Camus; “Dünya aydınlık olsaydı sanat olmazdı” der.
Demek sanat karanlık dünyaların aydınlatıcı ışığıdır.
Sanatçılara gelince… İki tip sanatçı vardır.
-Toplumun önünde giden…
-Toplumu takip eden…
Toplumun önünde giden, sanatçı, topluma yeni bir dünya görüşü aşılar. Mevcut düzene muhaliftir. Yeni yaşamın şartlarını tespit eden yeni bir düzene toplumu yönlendirir. Muhalif olmak, yıkıcı olmak anlamına gelmez. O’nun muhalifliği, toplumun ilerlemesi adına sunduğu katkı ve yüklendiği sorumluluktur.
Toplumun takip eden sanatçı ise, var olanı tespit eder, var olanın kaydını tutar, O’nu korumaya çalışır. Bir nevi tutucudur.
Aristophanes:-“Sanat, ekmek peşinde koşarsa alçalır” der.
Ya sanatçı çıkarı için var olan düzen karşısında eğilir el öperse!… O’na “sanatçı” denmez. “Çıkarcı” denir.
M. Kemal;-“Sanatçı el öpmez, sanatçının eli öpülür” der.
Yine O’nun sözüdür.
-Sanatsız bir toplumun hayat damarlarından biri kopuktur” der.
“Herkes, her şey olabilir. Ama herkes sanatçı olamaz…”
Sanat emek ister… Sanatçı olmakta cesaret ister. Hele bugünün şartlarında… Eğilmeden dik durabilmek için!…

ALİ İHSAN YÜCEL

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir